Paylaş:

Hayatta öyle insanlar vardır ki…
Ne kadar beklersen bekle, değişmeyeceklerini sonunda acı da olsa anlarsın.
Seni anlamayacaklardır; çünkü anlamak istemezler.
Davranışlarını düzeltmeyeceklerdir; çünkü yanlış yaptıklarını bile kabul etmezler.
Sana verdikleri acının ağırlığını hissetmeyeceklerdir; çünkü vicdanları o kadar derine inmeyi bilmez.

Sen incinirsin, onlar fark etmez.
Sen susarsın, onlar konuşmaya devam eder.
Sen dönüp kendi içini tamir etmeye çalışırken, onlar aynı yerden tekrar tekrar kırmaya hazırdır.

Ve bir gün, içinin en sessiz yerinde bir gerçekle karşılaşırsın:
Bu insanlar değişmeyecek.

İşte tam o an öğrenirsin kabullenmenin gücünü.
Çünkü kabullenmek yenilmek değildir;
kendini koruma iradesidir.
Kimseyi değiştiremeyeceğini, kimseyi kendin gibi yapamayacağını, kimseye vicdan yükleyemeyeceğini fark ettiğin gün… acı azalır.

Bir adım geri çekilmenin, hatta tamamen uzak durmanın seni ne kadar hafiflettiğini anlarsın.
Uzak durmak, kin beslemek değil;
hak ettiğin huzuru kendine geri verme biçimidir.

Bazen insanlar aynı kalır.
Ama sen aynı kalmak zorunda değilsin.
Sen büyürsün, olgunlaşırsın, öğrenirsin.
Onların durduğu yerde durmamak, seni daha güçlü yapar.

Hayatın sert bir gerçeği vardır:
Değiştiremediğini kabul etmek,
seni en çok incitenlerden korunmanın en güzel yoludur.

Ve bazen, kendine vereceğin en büyük iyilik…
Uzak durmaktır.