İyilik yapmak kolaydır. Asıl zor olan, yaptığın iyiliğin karşılığını görmediğinde de iyilikten vazgeçmemektir.
Çünkü insan bazen iyilik yapar ve karşılığında teşekkür bekler. Bir vefa, bir sadakat, hiç değilse bir hatırlanma ister. Fakat hayat her zaman böyle değildir. Kimi insan yaptığın iyiliği unutur, kimi kıymetini bilmez, kimi de iyiliğini kendi çıkarına kullanır.
İşte tam da burada insanın gerçek karakteri ortaya çıkar.
Resulullah’ın (sav) şu güzel öğüdü, iyiliğin ölçüsünü insanın davranışına bağlar:
“Lâyık olana da, olmayana da iyilik yap. Eğer lâyık olana rastlarsan isabet etmiş olursun. Lâyık olana rastlamazsan sen iyilik ehli olursun.”
Ne kadar derin bir ölçüdür bu.
Çünkü iyiliğin değeri, karşıdaki insanın onu hak edip etmemesiyle azalmaz. Sen birine iyilik yaptığında aslında yalnızca onun hayatına dokunmazsın; kendi karakterine de bir şey eklersin.
Bazen iyilik yaptığın insan sana sırtını döner.
Bazen elinden tuttuğun kişi, gün gelir elini bırakır.
Bazen gönlünü açtığın insan, o gönlü incitir.
Ama bunların hiçbiri senin iyi olmana engel olmamalıdır.
Çünkü kötülük gördük diye iyilikten vazgeçmek, başkasının yanlışının bizi değiştirmesine izin vermektir.
İyilik, karşımızdakinin kim olduğundan önce bizim kim olduğumuzu gösterir.
Elbette insan herkese karşı saf ve sınırsız olmak zorunda değildir. Sınır koymak başka, kötülük etmek başkadır. Kendini korumak başka, kalbini karartmak başkadır. Bazen mesafeni korursun ama yine de kötülük etmezsin. Hakkını ararsın ama haksızlığa düşmezsin.
Çünkü insanın asıl imtihanı, kendisine yapılanlardan sonra nasıl biri olarak kalabildiğidir.
Sana kötülük yapan herkes gibi olmak zorunda değilsin.
Birileri yalan söylüyor diye doğrundan vazgeçme.
Birileri vefasız diye vefanı kaybetme.
Birileri kalp kırıyor diye sen de gönül kırma.
Birileri iyiliği suistimal ediyor diye iyiliği terk etme.
Çünkü iyilik bazen bir başkasının hayatını değiştirmekten önce senin kalbini korur.
Belki yaptığın iyiliğin karşılığını bu dünyada göremezsin. Belki adını bile hatırlamazlar. Belki el uzattığın insan, bir gün seni hiç tanımamış gibi davranır.
Olsun.
Sen iyiliğini yaptın.
Gerisi sana değil, onun vicdanına aittir.
Unutma; iyilik, kime yaptığını değil, nasıl bir insan olduğunu gösterir.
Ve insan, karşısındakinin kötülüğüne rağmen iyi kalabiliyorsa, işte o zaman gerçekten kazanmıştır.
Çünkü bazı iyiliklerin karşılığı teşekkür değildir.
Bazı iyiliklerin karşılığı, insan kalabilmektir.