Paylaş:

Hayatın en sessiz kırgınlıklarından biri, insanların seni tanımadan sana bir yer biçmesidir. Sana bakarlar, birkaç davranışını görürler, birkaç sözünü duyarlar ve kalanını kendi hayalleriyle tamamlarlar. Sonra da seni, gerçekte olduğun insan olarak değil, ihtiyaç duydukları kişi olarak sevmeye başlarlar.

Kimi omzunda dinlenmek ister, kimi yaralarını sana sarar, kimi karanlığını senin ışığınla aydınlatmaya çalışır. Sana kendi özlemlerinden bir yüz çizerler. Sana ait olmayan duyguları, sana ait olmayan görevleri yüklerler.

Fark etmezsin.

Çünkü sevildiğini sanırsın.

Oysa bazen sevilen sen değilsindir. İnsanların içindeki eksikliklerdir. Sende bulduklarını düşündükleri huzurdur. Kendi yalnızlıklarından kaçarken sana verdikleri anlamlardır.

Ve gün gelir, yorulursun.

Herkesi ayakta tutmaya çalışırken kendi içinde sessizce çöktüğünü fark edersin. İlk kez kendini düşünürsün. İlk kez içinden geldiği gibi konuşursun. İlk kez herkesi memnun etmeye çalışmaktan vazgeçersin.

İşte tam o anda değiştiğini söylerler.

Çünkü onların gözünde sen, hep veren olmalıydın. Hep anlayan, hep sabreden, hep eksikleri tamamlayan kişi olmalıydın.

Sen insan olduğunu hatırladığında, onlar hayal ettikleri kişiyi kaybetmeye başlar.

Aslında bazı vedalar, insanların seni terk etmesi değildir.

Bazı vedalar, senin onların kurduğu oyundan çıkmandır.

Bu yüzden giden herkese üzülme.

Çünkü seni gerçekten seven insan, senden bir rol istemez. Seni bir kurtarıcıya dönüştürmez. Seni kendi hayallerinin içine hapsetmez.

Gerçekten seven insan, seni değiştirmeye çalışmadan yanında kalandır.

Ve bil ki, en değerli insanlar seni en çok övenler değildir.

En değerlileri, maskesiz halini görenlerdir.

Sessizliğini yanlış anlamayanlar, yorgunluğuna alınmayanlar, kusurlarından bir düşman çıkarmayanlardır.

Çünkü insanın en büyük ihtiyacı, hayranlık duyulmak değildir.

Olduğu gibi kabul edildiği bir gönülde yer bulabilmektir.

Ve bazen bütün bir ömre bedel olan şey, seni herkesin istediği gibi değil, sadece sen olduğun için seven tek bir yüreğe rastlamaktır.