Her kapıyı çalana kapı açılmaz. İnsan, yaşadıkça herkesi hayatına almanın bir iyilik olmadığını, bazen kendine yaptığı en büyük haksızlık olduğunu öğreniyor.
Bazı insanlar vardır, hayatına girdiklerinde gönlüne huzur verir, varlıklarıyla içini ferahlatır. Yanında olmasalar bile bıraktıkları güzel izlerle kendilerini hatırlatırlar. Bazılarıysa hayatına umutla girer, zamanla huzurunu alır, geride kırgınlıklar ve yorgunluklar bırakırlar.
İşte insan, zamanla kiminle yol yürüyeceğini, kime gönlünü açacağını, kimin yanında susup kiminle dertleşeceğini öğreniyor. Herkese aynı mesafede durmanın mümkün olmadığını, herkese aynı değeri vermenin de doğru olmadığını anlıyor.
Çünkü herkese iyi davranmak başka, herkesi hayatına kabul etmek bambaşka bir şeydir. İnsanlara saygı duymak başka, onların hayatında sınırsız bir yer edinmesine izin vermek başkadır.
Kimseye kötülüğümüz olmasın, kimsenin kalbini bilerek kırmayalım. Fakat bu, herkesi kendimize yakın tutmak zorunda olduğumuz anlamına gelmez. Bazen mesafe koymak, birine duyulan öfkenin değil, yaşanmışlıkların öğrettiği olgunluğun sonucudur. İnsan bazen huzurunu korumak için susmayı, kendine değer vermek için de uzaklaşmayı bilmelidir.
Zamanla anlıyoruz ki her gülümseyen dost, her güzel konuşan samimi değildir. Her yanımızda duran, zor günümüzde yanımızda olacak diye bir kural da yoktur. İnsanları söyledikleri sözlerle değil, yaptıklarıyla; verdikleri vaatlerle değil, zor zamanlarda gösterdikleri tavırlarla tanımak gerekir. Çünkü samimiyet, güzel sözlerin arkasına saklanmakta değil, davranışlarla kendini göstermektedir.
Biz kimseye düşman değiliz. Kimsenin kötülüğünü istemeyiz, kimseye de hak etmediği bir yük olmak istemeyiz. Yalnızca artık kimin hayatımızda nerede durması gerektiğini biliyoruz. Herkese kapımızı kapatmıyoruz, sadece her kapıyı çalana da açmıyoruz.
Çünkü huzur, hayatında kaç kişinin olduğuyla değil, yanında kimlerin bulunduğuyla ilgilidir. Bazen kalabalıklar içinde yalnız kalırsın, bazen de bir kişinin varlığı bütün yorgunluğunu unutturur. Önemli olan hayatına kaç insanın girdiği değil, girenlerden hangilerinin gönlüne huzur, hayatına güzellik kattığıdır.
Unutma, herkese iyi niyet göstermek zorunda olmasan da kimseye kötülük etmek zorunda değilsin. Herkese saygı duyabilirsin ama herkesi kendine yakın tutmak zorunda değilsin.
Her kapıyı çalana kapı açılmaz. Her gelene gönül verilmez. Çünkü insan, herkese iyi davranmayı öğrenirken kendi huzurunu korumayı da öğrenmelidir.
